Görsel: Brocken Inaglory · Wikimedia Commons · CC BY-SA 3.0
Pamukkale
Denizli
Travertenler yalnızca ayakkabı çıkarılarak geziliyor; beyazı korumak için patikaların dışına çıkmayın.
puanım
- Ülke
- Türkiye
- Şehir
- Denizli
- Bölge
- Ege
- Tür
- Travertenler ve antik havuz
- En iyi sezon
- Nisan–Haziran, Eylül–Ekim
- Etiketler
- doğa, antik kent, Denizli
İncelemem
Pamukkale ve üzerinde yükselen Hierapolis Antik Kenti, Denizli'de doğanın jeolojik dehası ile antik çağın şifa kültürünün binlerce yıldır iç içe yaşadığı, 1988 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan eşsiz bir doğa ve tarih anıtıdır. Çal Dağı’nın güney eteklerinden fışkıran 35 derece sıcaklıktaki termal kalsiyum sularının dağ yamacından aşağı akarken oluşturduğu kar beyazı traverten terasları, uzaktan bakıldığında masalsı bir pamuk kalesini andırır.
Travertenlerin Bilimsel Oluşumu
Pamukkale termal kaynakları, fay hatlarının hareketliliğiyle yeraltından yüksek oranda kalsiyum hidrokarbonat ve karbondioksit gazı içeren suları yüzeye taşır. Sıcak su atmosfere ulaştığında basınç düşer, karbondioksit uçar ve suda çözünmüş halde bulunan kalsiyum karbonat çökelerek jel halinde tortulaşır. Zamanla katılaşarak kristalleşen bu çökelti, kademeli havuzları, beyaz kireç sütunlarını ve donmuş şelaleleri meydana getirir. Yaklaşık 2.700 metre uzunluğunda ve 160 metre yüksekliğindeki bu doğal yapı, doğanın milyonlarca yıllık kimya laboratuvarıdır.
Hierapolis Antik Kenti ve Şifa Merkezi
M.Ö. 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Eumenes tarafından kurulan ve adını Amazonlar kraliçesi Hiera'dan alan Hierapolis, antik çağın en gözde kaplıca ve tedavi kentiydi. Roma ve Bizans dönemlerinde termal suların şifalı etkisi nedeniyle bir sağlık kolonisi haline gelen kentte; Roma döneminden kalma 12.000 kişilik muhteşem tiyatro, Apollon Tapınağı ve antik dünyanın yeraltı dünyasına açılan kapısı kabul edilen Ploutonion (Cehennem Kapısı) mutlaka görülmelidir. M.S. 7. yüzyıldaki büyük depremde yıkılan sütunların suyun içine devrilmesiyle oluşan Kleopatra Antik Havuzu, 36 derecelik şifalı maden suyunda tarihi mermer sütunlar üzerinde yüzme keyfi sunar. Kentin kuzeyindeki devasa Nekropol ise Anadolu'nun en iyi korunmuş antik mezarlık alanıdır.
Benim Görüşüm
Pamukkale'de ayakkabılarınızı çıkarıp ılık termal suyun aktığı yumuşacık beyaz traverten basamaklarında yürümek, vücuttaki tüm stresi ve yorgunluğu bir anda yok eden büyüleyici bir terapi gibi. Güneşin batış saatinde traverten teraslarındaki su birikintilerinin turuncu, pembe ve mor yansımalarla parıldaması hayatınız boyunca görebileceğiniz en şiirsel manzaralardan birini sunuyor. Hemen ardında yer alan Hierapolis'in görkemli tiyatrosunda oturup vadiyi izlemek ve ardından antik sütunların arasında termal sulara dalmak inanılmaz lüks ve keyifli bir his. Doğa ile tarihin bu derece kusursuz kaynaştığı yeryüzünde başka hiçbir yer yok; insana tarifsiz bir mutluluk ve tazelenme duygusu aşılıyor.
Ziyaret Bilgileri
Pratik bilgiler- Giriş
- Ücretli (Hierapolis–Pamukkale tek bilet)
- Müze Kart
- Geçerli
- Ziyaret saatleri
- Yaz 08.00–19.00 · kış 08.00–17.00
- Önerilen süre
- 3–4 saat
- En iyi zaman
- Sabah erken veya gün batımı
Püf noktaları
- Travertenler yalnızca ayakkabı çıkarılarak geziliyor; yanınıza torba alın.
- Beyazlığı korumak için patikaların dışına çıkmayın.
- Su çok kireçli; kıyafet ve elektronik cihazlara dikkat edin.
- Antik havuza girmek isterseniz mayonuzu yanınızda getirin.
Giriş ücretleri ve ziyaret saatleri zaman zaman değişebilir; güncel bilgi için resmî kaynağı kontrol edin.
Görsel Arşiv & Detaylar
Görsel: Brocken Inaglory · Wikimedia Commons · CC BY-SA 3.0